BİLGİ BANKASI
 

Prof.Dr. Osman ERGANİŞ

HASTALIKLARDAN KORUNMA: AŞILAR VE DEZENFEKSİYON

Yazarın Diğer Makaleleri


Sığır sürüleri için yapılan aşılama programları, hayvanları bakteri, virus, protozoer enfeksiyöz ajanların sebep oldukları hastalıklardan sürüyü korumak için planlanır.
 
Aşılar, ölü veya canlı mikroorganizmalardan hazırlanır ve ancak hastalıklara sebep olmazlar. Hayvanların immün sistemlerini uyararak, hastalık oluşturan mikroorganizmalara karşı koymayı öğretir / antreman verdirir. İmmün sistem daha sonra bu karşı koyma bilgisini hemen hatırlayacak ve mücadele edecektir. Bazı aşılar, enfeksiyondan tamamen koruyamayabilir fakat, hayvanın yaşama gücünü artırır yada hastalığın daha hafif seyretmesini sağlar. Hiçbir aşı, aşılanan hayvanların hastalık etkeni ile karşılaştığında %100’ünü korumaz.
  
Sığır aşılarının ağız  veya burun içi yolla verilenleri de olmakla birlikte, çoğu enjeksiyonla verilir. Antibiyotikler, vitaminler ve mineraller gibi ilaçlarda enjeksiyonla verilirse de bunlarda aşı değildir.

Aşı Çeşitleri
Hayvan sağlığı için biyolojik madde (aşı, antijen, antiserum vs) üreten veya ithal eden kuruluşlar ürünlerini, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın Kontrol Kurumları  (Bornova Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü, Şap Enstitüsü) nda kontrol ettirdikten sonra sonra pazara sunarlar. Kontrol Kurumlarında, aşı vb ürünler, güvenlik testlerinden geçirilirler.
Aşıların, ölü, canlı, toksoid, bakterin+toksoid, rekombinant, subünit ve sentetik peptid aşılar gibi çeşitleri bulunmaktadır.
Aşıların ticari isimlerinde kullanılan terimler, (örneğin 4’lü 5’li 8’li aşı gibi) bazen yanlışlıklara yol açabilir.   Bir aşıda bir mikroorganizmanın değişik alt tiplerinin sayısından ziyade aşıdaki mikroorganizmaları tanımlamayabilir. Bu terimler genellikle Leptospira veya Clostridium mikroorganizmalarının birkaç değişik alt tiplerini kapsayan Leptospirosis ve Klostridial hastalıkların aşılarında kullanılır. Sürüden sorumlu Veteriner Hekim, sürü ve sürüdeki hayvanlar için sürü sağlığı yönetim planı yaparak, hangi tip aşının daha uygun olacağını belirleyecektir.
 

 
Modifiye Canlı Aşılar ve Ölü Aşılar
Aşılar, modifiye edilmiş / attenüe /zayıflatılmış canlı veya ölü mikroorganizmaları içerir.
Canlı aşılar, hayvana enjekte edildikten sonra kendi kendine çoğalırlar. Bu yüzden canlı aşılarla aşılamaya “kontrollü enfeksiyon” da denilir. Canlı aşıların içindeki mikroorganizma zayıflatılmış / modifiye edilmiş /mutasyona uğratılmış olduğundan, hastalığa sebep olmadan, hayvanın immün sistemini stimüle eder. Bu sebeple canlı aşılar, sürüye hastalık bulaşmadan/ hastalığın görülme sezonundan /zamanından 1-2 ay önce ve aşılamaya uygun hayvanlara yapılmalıdır. Kaşektiklere, hasta olanlara, gebelere, kronik hastalığı olanlara yapılan aşılamalar sonrasında, sağlıklı olanlar için umulan kadar bağışıklık oluşmayacaktır. Bir enfeksiyonun inkübasyon  döneminde aşılananlarda, enfeksiyon daha ağır seyredebilir.
Ölü aşılar, mikroorganizmanın ölü hücrelerini, hücre parçalarını yada toksoidlerini içerdiğinden, hayvana enjekte edildikten sonra çoğalmazlar. Ölü aşılar, hayvanı daha uzun süre uyarması ve daha yüksek bir bağışıklık oluşması için adjuvant (aliminyum hidroksit, mineral yağ, saponin, vs ) da bulundururlar
Genelde, canlı aşılar, ölü aşılardan daha uzun süren bir bağışıklık sağlarlar. Ne var ki, kimi canlı aşılar, gebe hayvanlarda atıklara sebep olabilir. Bazı canlı aşılar, buzağılara uygulandığında, geçici olarak etrafa saçtıklarından gebe hayvanlara bulaştırarak bu hayvanları enfekte edebilirler.
Ölü veya canlı bir aşı uygun hayvana doğru bir şekilde yapılmış ise, hayvanın hastalığa direncini arttıracaktır. Sürüden sorumlu Veteriner Hekimi, sürünün durumuna göre hangi aşının/aşıların daha iyi olacağını önerecektir. Aşıların önemli bir kısmı, aşılanan hayvanlarda vücud ısısının yükselmesine sebep olur. Bu durum aşının çalıştığını / bağışıklık sistemini uyardığını gösterir.  Bazılarında enjeksiyon yerinde (aseptik şartlarda yapılmış olsa bile aşının içerdiği adjuvant ve mikroorganizma miktarına, enjektördeki pirojenlere bağlı olarak) şişliklere ve ağrıya yol açabilir. Bazı vakalarda hayvanlarda birkaç gün iştahsızlık ve süt veriminde azalmaya sebep olabilir.

Aşı Tekrarı / İkinci Aşılama
İlk kez aşılanan genç hayvanlarda daha iyi bir bağışıklık sağlamak için ilk aşılamadan birkaç hafta sonra ikinci bir aşılama gerekebilir. İkinci aşılama,  aşı hayvanın vücüdunda çoğalamadığından genellikle ölü aşılarda uygulanır. İkinci aşılamanın gerekliliği aşı etiketinde ve/veya prospektusunda belirtilir. Aşı tekrarı gerektiği halde yapılmayan hayvanlar ile uygun zamanda yapılmayan 2. aşılamalar, sürüye hastalık bulaştığında yetersiz bağışıklıktan dolayı bu hayvanlarda (her yıl aşılansalar bile)zararlara yol açabilir.
Birinci ve booster aşılama arasındaki (3-6 hafta veya 4-6 ay) zaman, kısa süreli besi yapan besicilerin çoğu zaman aşılamadan kaçınmalarına sebep olur. Buda yetersiz bağışıklıktan dolayı hayvanları risk altına sokar. Bu işletmelerde sürü sağlığından sorumlu Veteriner Hekim, uygun zamanlama ile aşılama proğramı ve aşılama yapması gerekir.
Devletin Kontrol kurumlarından geçen ve satışına müsaade edilen bir aşı, uluslararası genel aşı kontrol testleri (British Pharmacopea, OIE vs) ile üretici / ithalatçı firma tarafından, o aşı için kontrol protokolünde belirtilen bilimsel kontrol metodları  yönünden incelenir. Zamandaki aşırı aralık/ geçikme, aşıyı etkisiz yapmaz ancak, mümkün olduğu kadar prospektus bilgilerine uymak gerekir. Aşı tekrarının /2.  aşılamanın yapılmaması veya çok kısa aralıkla yapılması aşıdan beklenen faydanın oluşmamasının önemli bir sebebidir. Ülkemizdeki aşılama hatalarının en önemlisi zamanında aşı tekrarının ve özelikle 2. dozaşılamaya önem verilmemesidir.

 
Aşının Uygun Hazırlanması
Eğer aşı uygun şekilde hazırlanmamış (Liyofilize aşılarda sulandırma ve doz hataları, aşının süresi içerisinde kullanılmaması/bekletilmesi, soğuk zincirin kırılması, aşının donması, ölü aşılarda homojenize edilmeme, güneş ışınlarına maruz kalma, septik enjeksiyon, vs) ve uygulanmamış ise en iyi aşılama proğramı bile başarız olacaktır.
Canlı aşılar, steril sulandırma sıvıları ile sulandırılmalıdır. Başka bir anlatımla, kurutulmuş mikroorganizmalar steril sulandırma sıvıları ile yeniden canlandırılmalıdır. Su katılan aşı mikroorganizmleri çok hassas olduklarından ve su içinde kısa süre canlı kalacağından, temel kural olarak, 45-60 dakika içerisinde kullanılacak kadar aşı sulandırılmalı, bu esnada da sulandırılmış aşı, serin ortamda tutulmalı ve doğrudan güneş ışığından da korunmalıdır.
  
Enjeksiyon bölgesindeki enfeksiyonlardan sakınmak ve sürü içerisinde bir-birkaç hayvanda olabilecek muhtemel subklinik bir hastalığı diğerlerine bulaştırmadan sakınmak için şırınga / enjektörlerin steril olmasına ve iğnelerin her enjeksiyonda değiştirilmesine özen gösterilmeli- dir. Canlı aşıları uygularken iğne ve şırıngalarda asla antiseptik veya dezenfektan kullanılmamalıdır. Eseri miktarlardaki antiseptikler bile canlı ve oldukça hassas durumdaki aşı içeriği mikroorganizmayı öldürebileceğinden, bağışıklık ta başarısızlıkla karşılaşılacaktır.
Ölü aşılar uygulanırken, her enjeksiyonda uçlar ya değiştirilmeli veya antiseptiklerle silinmelidir. Aşılama yeri her iki aşılamada da aseptik hale getirilmeli, canlı aşılardan antiseptik kuruduktan sonra aşılamalıdır.
Aşıları, başka aşılarla veya enjekte edilecek diğer ilaçlarla karıştırılmamalıdır. Bu durum enjeksiyon sayısını azaltmakla birlikte aşı ve ilaçlar arasındaki etkileşimler, propektus bilgilerinde verilenler dışında bir uygulama yapılmamalıdır.

Enjeksiyon Yeri ve Yolu
Hem kas içi hem de derialtı aşılama için en çok tercih edilen aşılama yeri, boyun bölgesidir. Kas içi aşılamalarda bazı Klostridial aşılar (yanıkara gibi) kaslarda belirgin zararlara sebep olabilir. Bu yüzden derialtı aşılama sırasında, aşının kaslara ulaşmaması için hayvanın ani hareketlerinden sakınılmalı ve özen gösterilmelidir. Aşılama bölgesindeki kas zararları, hayvanın yaşamı sırasında hastalanmasına, iştah azalmasına, süt vb verim kaybına yol açtığı gibi, kesim sırasında da et kayıplarına yol açmaktadır.

Sürü Bağışıklık Kontrolü
Aşılanan hayvanlar, son aşılama işleminden 3-4 hafta sonra kanlarından (kan serumundan) aşının çalışıp çalışmadığını / hayvanda bağışıklık oluşup oluşmaması yönünden test/kontrol edilmelidir. Bazı hayvanlar zayıf tepki oluşturacaklarından veya bağışıklık sistemleri zayıf olacağından ya tekrar aşılanmalı veya zamanla bu tip bir seleksiyon yapılacağı durumunda immün sistemi zayıf hayvanlar (ki bu tip hayvanlar sık hastalandıklarından işletmeye tedavi giderleri de aşırı maliyet yükleyeceğinden) sürüden çıkarılmalıdır. Tüm sürüde / sürünün çoğunda aşılar bağışıklık oluşturmuyor ise aşının bozuk (soğuk zincir, uygulama hatası, dozajlama hatası, vs) olması söz konusu olacağından sürü tekrar aşılanmalıdır.
Biyolojik farklılık: Bazı hayvanlar kalıtsal özellikleri sebebiyle, aşılara veya doğal enfeksiyonlara sürüdeki normal hayvanlardan daha düşük bir immün cevap oluştururlar. Bu durumda, bir kısım hayvanlar aşılanmış olmalarına rağmen bağışıklık gelişmez. Buna immün yetersizlik denilir.
 
 
Beslenmenin Bağışıklık Üzerine Etkisi
Aşılama tek başına sağlıklı bir sürü oluşturmak için yeterli değildir. Aşının iyi çalışması için, hayvanın immün sisteminin yeterli bağışıklık sağlayabilmesi (antikor üretimi, lenfokin üretimi) için hayvanın besinleri (protein, yağ, karbonhidrat, vitamin, mineral maddeleri) yeterli alması gerekir. Aşı ve besleme kadar, çevrenin,hayvanlarda bağışıklık oluşuncaya kadar hastalık etkeni mikroorganizmalardan temiz tutulması da önemlidir. Bunun sağlanmasında, dezenfektanlarla- antiseptiklerle hayvanların ve çevrenin ilaçlanması gerekir.
Beslenme eksikliği olan buzağılarda en mükemmel aşılar kullanılmış olsa bile yeterli korunma sağlanamadığından (immün yetmezlik) çabuk hastalandıkları veya öldükleri tespit edilmiştir. Bu durumun farkında olmayanlar, çoğu zaman aşının /aşıların yetersizliğini ileri sürerler. Bakır, selenyum, çinko vb minerallerin yetersizliğinde bağışıklık sistemi de doğru ve etkin çalışmaz.
Mevcut Hastalıktan Dolayı İnterferens
Aşılama sırasında hayvanda bir enfeksiyon varsa yeterli bağışıklık olmaz. Bu durumda aşıya karşı interferens oluşur. Bu sebeple sağlıklı hayvanların aşılanması önerilir.
Aşı Kullanım Sınırlamaları
Aşılar, kimi sınırlamalarla kullanıma sunulur. Bazı hastalıklar için üretilen aşılar, hem lokal hemde sistemik seviyede yeterli koruma vermeyebilir. Bu durumda daha iyi bir bağışıklık için aşı tekrarları yapılabilir. Ancak bu durum Veteriner Hekim’in tecrübesi, ve araştırma sonuçları ile ilgili olup, genellikle üretici firmanın önerdiği yolun ve zamanlamanın dışına çıkılmamalıdır.
Salgın Durumlarında Aşılama
Ticari aşılar sadece sağlıklı hayvanlarda kullanılmak üzere formüle edilerek üretilirler. Salgın durumlarında, hayvanlar hasta, stres altında olduğundan ve aşılama zamanında sağlıklı olmadıklarından aşılama genellikle önerilmez. Bu durumlarda yapılan aşılardan pek fayda sağlanamaz. Ancak yavaş bulaşan veya sporadik enfeksiyonlarda inaktif aşılarla kısmen başarı sağlanabilir.
Bir bölgede salgın hastalık görüldüğünde il-ilçe hayvan sağlığı şube müdürlüklerine bildirilerek gerekli tedbirlerin alınması varsa ilgili hastalıkla ilgili acil eylem planlarının uygulanması gerekir. Bu gibi durumlarda genellikle kordon konur. Bölgede hayvan hareketleri kısıtlanır ve enfeksiyonun bulunduğu mahallin çevresinden başlanarak ring aşılama uygulanır.


Yaygın olan hastalıklar ve proğramlama
Bir çok hastalık için aşı temin edilebilir. Ancak, bazı aşıların yüksek oranda bağışıklık sağlamaması, bazılarının da bölge veya ülkede olmaması ya da yaygın olmaması gibi sebeplerle rutin olarak uygulanmaz. (Örneğin, daha önceden hiç çiçek görülmeyen bir köydeki sürülere çiçek aşısı yapılması daha sonraki yıllarda aşının tekrarlanmasını gerektirir) Bu yüzden bir aşılama proğramının önceliği en gerekli olan aşılarla proğramlanmalı ve zamana bağlı olarak aşılama takvimi oluşturulmalıdır. Aşılamada Zamanlama her şeydir..

 
Doğru zamanda doğru hayvanın aşılanması
Program yapılırken, önce sürüdeki hayvanların her birinin yetiştirme ve buzağılama sezonları yazılır. Sonra, aşılama ve diğer yönetim uygulamaları işaretlenir. Hayvanların yaşına veya gebelik dönemine göre, en gerekli aşıların uygulama zamanları programlanır. Örneğin buzağılar, neonatal dönemde kolibasillozise ve şap hastalığına çok hassas olduklarından gebeliğin son dönemlerinde kolibasilloz ve şap aşıları öncelikli olarak yazılır. Mastitis için kuruya girişte tedavi ve/veya kuru dönemde aşılama uygulamaları planlanabilir.
 
Sürüdeki Değişik Hayvanların Aşılanması
Bir sürüdeki hayvanlar en azından 2 ayrı kategoriye ayrılarak aşılanmalıdır.
  • Buzağılar (süt emenler, süt kesim öncesi, süt kesim sonrası).
  • Damızlık hayvanlar (düğeler, damızlık düğeler, inekler, boğalar).
Buzağılar
  • 2’li, 3’lü veya 6’lı Klostridial aşılarla özellikle enterotoksemi ve yanıkara aşısı: 3-4 aylık iken aşılanmalı ve birkaç hafta sonra aşı tekrarlanmalıdır. Eğer 3 aylıktan küçük iken aşılanmış ise 4-6 aylarda tekrar aşılanmalıdır.
  • IBR/BVD Yenidoğan ve pnömoni riski yüksek olan sürülerde, önerilebilir. Bazı aşılar, intranazal bazıları enjeksiyonla uygulanır.
  • Buzağılar Yanıkara hastalığına çok duyarlıdırlar. Anaları aşılı buzağılara 4. ayda Yanıkara aşısı yapılır. Bağışık anadan doğmayan (bağışıklığı olmayan) buzağılar 1. ayda aşılanmalıdır.
  • Genç Brusellozis aşısı:  B. abortus S 19 buzağı aşısı 4-8 aylık iken yapılır. En uygun yaş 5. aydır.
Düvelere
Düvelere aşağıdaki aşılar yapılabilir.
  • Şap
  • B. abortus S19
  • Enterotoksemi
  • Botulismus
  • Şarbon
  • Theileria
  • Trikofit
  • S. typhimurium
  • Pasteurella haemolytica vs
 
 

Doğum

 
5-15. günler
İmmün sistem aktif değil
İmmün sistem aktif
Maternal antikorlara bağlı olarak 5. haftadan sonra neonatal buzağılar aşılanabilir 

 


Damızlık hayvanlar
Damızlık bırakalacak düğeler, inekler ve boğalar, yetiştirme döneminde hastalıklara maruz kalmalarını önlemek için aşılanmalıdır. Bu amaçla önerilebilecek aşılar
  • Campylobacter fetus aşısı
  • Ergin B. abortus S 19 (Dişiler)
  • Trivalan Şap
  • polivalan Leptospirorozis aşısı  
  • polivalan Klostridial aşı vs

Sürüye dışarıdan alınan damızlıklar
·         Yeni alınıp sürüye katılacak hayvanlara mutlaka sürü için önemli olan proğramlanan hastalıklara karşı aşılama/bağışıklık durumları sorulmalı ve eksik olanlar yapılmalıdır.
Diğer hastalıklara karşı aşılamalar
·         Sürü, geçmişte görülen veya görülme/ bulaşma riski olabilen diğer muhtemel hastalıklar yönünden değerlendirilip, proğrama bu aşılar da alınabilir. Örneğin IBR/ BVD, tetanoz, yanıkara, şarbon, trikofit, salmonella, gibi.

 
 
Sonuç
Sürünüzün aşılama programını oluşturmak için mutlaka sürü sağlığı yönetimi konusunda tecrübeli  bir veteriner hekim ile çalışınız. Veteriner Hekim, bölgenin durumuna göre gereksiz aşıları programdan çıkaracak, gerekli gördüğü aşıları yapacaktır. Aynı zamanda, çeşitli kombinasyonlarda bulunabilecek ürünler içinde sizin işletmeniz için en uygun olanı objektif olarak seçecektir.

Hastalıklar, Aşılar ve Hiperimmün serumlar hakkında özet bilgiler
Theileriosis: Kenelerle ve enjeksiyonlarla hayvandan hayvana bulaşarak kan hücrelerini (alyuvarları) enfekte ederek kansızlığa ve ölüme sebep olan bir hastalıktır (sarılık, zerik, kene humması vb isimlerle bilinir).   Aşı, uygulanıncaya kadar sıvı azot tankında saklanır. 
Yanıkara: Clostridium chauveoi nin sebep olduğu genç hayvanlarda öldürücü bir hastalıktır.
Brusellosis: Dişilerde atıklara, erkeklerde testislerde yangı ve zararlara sebep olarak kısırlığa sebep olan bu hastalık Brucella abortus /B. melitensis tarafından oluşturulur. Danalarda canlı GENÇ B. abortus S19 aşısı yetişkinlerde ERGİN B. abortus S19 aşısı kullanılır. Brusella aşılarının, mutlaka Veteriner Hekimler tarafından yapılması gerekir. Aşılanan hayvanlar işaretlenir.
Mastitis Aşısı: Genellikle Stafilokoklardan hazırlanan inaktif aşıdır. Diğer mastitis etkenleri ile kombine edilerek te hazırlanırlar. Özellikle kuru dönemde daha etkilidirler. Meme lenf düğümüne yakın yerden derialtı yolla yapılması gerekir. Yaklaşık 6 ay aşılanan etkenler yönünden % 70-80 koruma sağlamaktadır.
BVD (Bovine Virus Diarrhea): Sindirim, solunum,genital sistem ile bağışıklık sisteminde çeşitli problemlere sebep olan Bovine Viral Daire, BVD virusu tarafından oluşturulur.
Klostridial hastalıklar: Genç hayvanlar için öldürücü hastalıklardandır. yaygın olan klostridial hastalıklara ( Clostridium chauveoi (yanıkara), Clostridium septicum (gazlı gangren), Clostridium oedematiens (nekrotik hepatit) ve Clostridium perfringens’in tip B, C ve D (enterotoksemi) 3 serotipine karşı korur.  
Şap: Ülkemizde görülen Şap viruslarına (O1, A22 ve Asia1) karşı hazırlanan trivalan şap aşıları kullanılır. 4. 8. ve 12. aylarda aşılanan hayvanlara yılda bir kere aşılanır.
Kolibasillosis: Yenidoğan buzağılarda ishaller ve/veya septisemilerle seyreden çoğu zaman ölümle sonlanan enfeksiyondan korunmak için gebe hayvanlar Escherichiae coli’nin K99 ve F41 piluslarına sahip olan patojen serotiplerdeki suşlarından hazırlanan aşılarla aşılanarak yavrularına ağız sütü ile bağışıklık geçmesi sağlanmalıdır.
Leptospirosis: Gebe hayvanlarda atıklara, gençlerde hastalıklara sebep olan bu hastalığın mikrobunun 5 farklı çeşidi bulunmaktadır. The five varieties include: Leptospira hardjo, L. icterohaemorrhagiae, L. canicola,L. pomona ve  L. grippotyphosa. Yılda bir kere aşılanır. 
Pastuerellosis: Hemorajik septisemilere, pnömonilere ve yolculuk ateşine sebep olan Pasteurella multocida ve Pasteurella haemolytica ya karşı hazırlanmış Pastörella aşıları ile korunabilir.
Hiperimmün serum. Buzağı kolibasillozisinden ve pastörellalardan korumak için yenidoğan buzağılara doğar doğmaz bu etkenlere karşı hazırlanmış hiperimmün serumlar uygulanarak ölüm oranı azaltılabilir.
Bakterin. Ölü bakteri hücrelerinden ibaret aşı.
Bakterin + toksoid. Ölü bakteri hücreleri ile inaktive edilmiş toksinlerinden ibaret aşı.
 
 
 
 
Dezenfektanların Seçimi ve Kullanımı
Tanımlar
Antiseptik
Canlı dokularda mikropların üremesini önlemek veya azaltmak için kullanılan kimyasal madde.  
Dezenfektan
            Cansız maddeler üzerindeki mikropların üremesini önlemek veya azaltmak için    kullanılan kimyasal madde.  
Sanitize
Bir ortamdaki mikroorganima sayısını güvenli bir seviyede tutmak için azatltıcı uygulamalar.  
Sterilize
Mikropları öldürerek veya inaktive ederek yok etmek. 
Bakterisid
Bakterileri öldüren
Fungisid
Mantarları/küfleri öldüren
Virusid
Virusları öldüren (Zarflı veya lipofilik virusları öldürmek zarfsız viruslardan daha kolaydır)
Sporisid
Bakteri ve mantar sporlarını öldüren.
Biosid
Canlı organizmaları öldüren.
Bakteriostatik
Bakterilerin üremesini durduran.
Deterjan
Serbest iyonları bulunduran ve yüzeyde film tabakasını bırakan kimyasal madde
Anyonik Deterjan
Serbest iyonlara sahip olan ve sert sulardaki kalsiyum ve magnezyum ile birleştikleri zaman kesmik gibi oluşum yapan maddeler. Örn. Sabunlar.
Katyonic Deterjan
Kuarterner amonyum, solusyon içinde süspanse olan pozitif iyonlar ihtiva ederler. Zefiran vs.
Seçim
“..sidal “ etkili dezenfektanlar potansiyel patojenler üzerinde öldürücü etki gösterirler. Dezenfektan seçimi ideal olarak geniş spektrumlu (bakterileri, virusları, protozoonları, e mantarları ve sporları öldürmeli) ve irritan, toksik koroziv ve pahalı olmamalıdır. Seçim kararı, potansiyel patojenlere karşı etkisine, insan ve hayvanlar üzerinde kullanım güvenliğine ekipman, çevre ve fiyat etkileşimlerine bağlıdır.

Dezenfektanın etki gücü bir çok faktöre bağlıdır. Bunlar:
  1. Kontaminasyonu yapan mikrobun tipi. Her dezenfektanın antimikrobiyel etkili olduğu değişiktir. 
  2. Kontaminasyon derecesi. Bu kullanılacak dezenfektan miktarını etkiler.
  3. Dezenfekte edilecek maddeki protein miktarı. Protein yapılı maddeler dezenfektanları adsorbe ettiklerinden dezenfektanları inaktive ederler
  4. Dezenfektanın organik maddede ve sabun gibi diğer maddelerle aktivitesi.
  5. Kimyasalın tipi. Etki şeklinin bilinmesi önemli olup uygun dezenfektan seçiminde oldukça önemlidir.  
  6. Kimyasal maddenin miktarı ve konsantrasyonu. Her duruma göre, en iyi sonucu alabilmek için, uygun konsantrasyonu / etkili dozu ayarlamak-kullanmak gerekir.
  7. Temas süresi ve ortam ısısı. Kullanılacak dezenfektan miktarı, dezenfekte edilecek ortamın kontaminasyon derecesi ile yeterli bir süre ve uygun bir ısıda tutulması arasında pozitif bir orantı vardır.
  8. Bina ve metaller üzerindeki rezidüel aktivitesi de seçimi etkiler
  9. Uygulama ısısı, pH ve diğer maddeler de düşünülmelidir.
  10. Toksik özelliği ve hayvanlarda kullanım güvenliği bilinmelidir
  11. Maliyet -Fiyat.
Önemli dezenfektan çeşitleri
Klorlu iodoforlar
Klorhekzidin
Alkoller
Peroksidler, Fenoller
Kuartener amonyum bileşikleri
Aldehidler
Hipokloridler
İyodlu dezenfektanlar kadar klorlu dezenfektanlarda halojen grubundadırlar. Klor, zarflı ve zarfsız virusları öldürür. Aynı zamanda bakteri, mantar ve algler üzerindede etkilidir. Sporlu bakterilere ve mantar sporlarına etkili değildir. Ev temizliğinde beyazlaştırıcı amaçla % 5.25 NaClO dan oluşan (çamasır suyu) hipoklorid kullanımı yaygındır. Su ile 1/ 32’den 1/ 128 oranına kadar sulandırılarak kullanılabilir. (1 galon suya ½ fincan veya 1/8 fincan )
Klorlu bileşikler metalleri korroze ederler ve kumaşlara bozarlar. Deri, göz ve mukoza üzerinde irrite edicidirler..Işkı ve benzeri proteinden zengin organik maddeler, kloru inaktive ederler.
Klorlu dezenfektanlarla maksimum etki elde edebilmek için temas süresi birkaç dakika olmalıdır. stok solusyonun%50 lik solusyonu Cryptosporidium gibi dezenfektanlara dirençli protozoonların enfektivitelerini azaltır.
Dezenfektanın etkili olabilmesi için sulandırma suyunun pH’sı 6-8 arasında, ısısının da 65 oC’nin üstünde olması gerekir. Mesela, 50 oC’de yapıldığında etkisi yarıya kadar azalır. Klorlanmış sudaki klor miktarı ineklerin içme suyunda  6-10 ppm den fazla olmamalıdır.
İyodine and İyotlu Dezenfektanlar
İyod ve iyodoforlar, basit yapılı kimyasal maddelerdir. Bu maddelerin etkisi, formülündeki salınma zamanına bağlıdır. Basit iyotlu dezenfektanların temizleme özelliği yoktur. Ancak diğer maddelerle (sabun/ deterjan ve diğer ktanlarla uygun formülasyonda bir araya getirirlerek hazırlanan iyodoforların hem temizleyici hemde bakterisidal, sporosidal, virüsidal, ve fungisidal özelliktedirler. Uygulama yerinde organik maddenin aşırı bulunması, iyotu bozacağından/ inaktive edeceğinden dezenfektanın etkisini azaltır. Örnekler. Betadine, Povidone, Wescodyne, Virac ve Prepodine.
  1. Geniş spekturumlu olup bir çok mikrop çeşidine etkilidir ve toksik değildir.
  2. Organik maddelerin varlığında etkisi azalır. 
  3. Kalıntı burakması azdır. Ancak, koroziv ve ekipmanı boyama gibi olumsuz özelliği vardır.
  4. Sprolu mikroplara etkis zayıf olmasına karşın klordan daha etkilidir. 
  5. Düşük konsantrasyonlarda bile etkilidir.  
  6. Ucuzdur fakat sık sık kullanılması gerekir. 
Klorhekzidin
Klorhekzidin çok yaygın kullanılan dezenfektanlar biri olup, dokular üzerinde irritan etkisi daha azdır.Bir çok mikroba karşı öldürücü olmasına rağmen bir çok dezenfektandan daha az etkilidir. Organik maddelerin varlığında bile etkisini göstermeye çalışır. Direk temas durumunda her dezenfektanda olduğu gibi daha (5 dakikada ) etkilidir. Sert /kireçli veya alkali sularda aktif maddeler çökeltiler oluşturduğundan dezenfektan etkisi azalır. Nolvasan, Chlorhex, Chlorasan, Virosan, Hibistat, Phisohex.
  1. Geniş spekturumludur. Fakat, bazı mikroplara etkisizdir.
  2. Organik maddelerin varlığında etkisi azalır. 
  3. En az 5 dakika temasta bulunmalıdır.
  4. Sporlu mikroplara etkisis azdır.
  5. Düşük konsantrasyonlarda bile etkilidir
  6. Ucuzdur fakat sık sık kullanılması gerekir.
  7. Toksik değildir.
Alkoller
Alkoller genellikle yüzeysel sürülerek kullanılır. Gram negatif ve pozitif bakterilere ve zarflı vruslara etkilidirler. Zarfsız viruslara ve sporlu bakterilere etkisizdirler. Etkili olabilmesi için zamana gereksinim duyar. Organik maddeler çoksa etkisi azdır. Alkol, dokuları irrite eder ve proteinleri denatüre ederler. Genel kullanım için pahalıdır. 
  1. Geniş spekturumludur, koroziv değildir. İrrite edicidir. Yanıcıdır.  
  2. Organik madde etkisinia azaltır.  
  3. Bakteri ve mantar sporlarına etkisiszdir.
  4. %70-90 lık konsantrasyonlarda oldukça etkilidir. Özellikle %1 lik HCl li %75 alkol çok etkilidir.
Okside edici Dezenfektanlar
Hidrojen peroksid gibi okside edici dezenfektanlar, genellikle yara temizliğinde kullanılırlar. Anaerobik bakteriere oldukça etkilidirler. Viruslara etkileri azdır. Bazı durumlarda dokulara zarar verdiğinden yara iyileşmesini geciktirir. Kombine / Stabilize hidrojen peroksit özellikle bazı alet/ekipmanların dezenfeksiyonunda oldukça etkilidir. Stabilize peroksidler genellikle, kuartener amonyum ve iodoforlarla birlikte kombine edilirler. Bazı dezenfektanlar, hem zarflı hem de zarfsız viruslar ile sporsuz bakterilere ve mantarlara etkilidirler. Örneğin Hyperox ve VirkonS.
  1. Moderate to wide germicidal activity, moderately corrosive and limited toxicity.
  2. Organik madde varlığında etkisiz oldukça zayıftır
  3. Kalıntı bırakması oldukça azdır
  4. Bakteri ve mantar sporlarına etkisizdir.
  5. Temizleme ve koku gidermede oldukça etkilidir. Masraf yönünden orta değerdedir.
Fenolik Dezenfektanlar  
Fenol, ağız antiseptiklerinde, özel el sabunlarında ve yüzey dezenfektanlarında ana dezenfektan olarak bulunur ve ev dezenfektanlarında da bulunur.Fenoller, gram pozitif bakteriere ve zarflı viruslara (BRS, BV, Coronavirus, IBR, PI3, Kuduz, Çiçek, Stomatitis, Löykoz) zarfsız (Mavidil, papilloma, Parvo, Rota)  viruslara ve sporlara (B. anthracis, C. Tetani, C. Perpringens, C. Botulinum, vs) etkisizdir. Organik madde varlığında da etkili olduklarında ayak dezenfeksiyonunda kullanıma uygundur. Kısmen irrite edicidir. Örnek. O-Syl, Matar, Septicol, Hexachlorophene, Environ, One-Stroke, Lysovet, Tek-Trol, Lysol, Pantek, Discan, Pine-sol ve Staphene.
  1. Geniş spekturumlu, kısmen koroziv ve toksiktir. 
  2. Organik madde varlığında bile etkilidir.
  3. Kalıntı etkisi azdır.
  4. Sporlara etkisizdir.
  5. Deodoran etkisi vardır. Masraf yönünden orta değerdedir
Kuarterner Amonyum Bileşikleri
Kuarterner Amonyum dezenfektanları, alkil aril-, benzil -, dimetil-,etilnenzil- oktil- gibi değişik amonyum klorid formunda veya kombine edilerek ticari ürün olarak bulunur. Benzikonyum klorid dokularla daha uyumludur. Kuarterner amonyum dezenfektanlar bakterilere ve zarlı viruslara etkilidir. Zarfsız viruslarla mantarlara ve sporlu bakteriere etkisizdir. Sabunlarla geçimsizdir. Bu sebeple deterjanlarla yıkanan yer ve malzemelerin çok iyi durulanması gerekir. Sert sularda da etkisi azalır. Toksik ve irritan etkileri zayıftır. Örneğin, Zephiran, Roccal, Quats, Lysoquat, Multi-Quat, TKO, Utmost, D-128
  1. Geniş spekturumludur. Korozyon yapmaz. Düşük toksik etkilidir.
  2. Organik madde varlığında etkisi azalır.
  3. Sert suda deterjan/sabun varlığında etksisi azalır. 
  4. Ucuzdur. Ve temizlenmiş yüzeylerde iyi dezenfektandır. 
Aldehitler
Aldehitler geniş spekturumlu olup, gluteraldehidler, bakterisidal, virüsidal, fumgisidal, sporisidal ve parasidal etkilidirler. Kalıntı bırakma özelliği orta seviyede olup, organik madde varlığında da kısmen etkilidir. Formaldehidler ise çok güçlü /etkil dezenfektanlardır. Fakat, insan ve hayvanlar için oldukça toksiktirler. Formaldehidlerin kullanımı, çaresiz kalınan durumlarda, tecrübeli uzman kontrolünde kullanımı tavsiye edilir. Cryptosporidium lara bile etkilidir.
  1. Geniş spekturumludur. İnsan ve hayvan için toksiktir. 
  2. Organik maddeden kısmen etkilenirler.
  3. Kalıntı bırakma özellikleri azdır. .
  4. Kısmen pahalıdır.
Dezenfektan Seçim Tablosu

Bileşik
Klor
0.01-5%
Iyodine
İyotlu
0.5-5%
Klorhekzidin
0.05-0.5%
Alkol
70-95%
Okside Ajanlar
0.2-3%
Fenol
0.2-3%
Kuarterner Amonyum
0.1-2%
Aldehid
1-2%

Örnekler
Clorox
Tincture/
Provodine
 Virkon S
 
Novalsan
Lysol
Zefiran
Wavicide

Bakterisidal
İyi
İyi
İyi
İyi
İyi
İyi
İyi
Çok İyi

Virusidal
İyi
İyi
İyi
İyi
İyi
Az
Az
İyi

ZarflıViruslara
Etkili
Etkili
Etkili
Etkili
Etkili
Etkili
Etkili
Etkili

Zarfsız
Viruslara
Etkili
Etkili
Etkisiz
Etkisiz
Etkili
Etkisiz
Etkisiz
Etkili

Sporlu bakterilere
Az
Az
Zayıf
Az
Az-İyi
Zayıf
Zayıf
İyi

Fungisidal
İyi
İyi
Az-İyi
Az
Az
İyi
Az
İyi

Protozoal
Parazitler
Az
 
Zayıf
Zayıf
Zayıf
Zayıf
Zayıf
Az
(Amonyak)
İyi

Organik maddelerdeki etkisi
Az
Zayıf
 
Zayıf
 
Zayıf
Zayıf
İyi
Zayıf
İyi

Sabunlarla etkileşim
Yok
Yok /Var
Yok
Yok
Yok
Yok
Var
Yok

Sert sularda etki
Var
Yok
Var
Var
Var
Var
Yok
Var

Temas süresi
(dakika)
5-30
10-30
5-10
10-30
10-30
10-30
10-30
10-600

Kalıntı Yönünden
Az
Az
İyi
Az
Az
Az
Zayıf
Zayıf

Zarflı ve Zarfsız Viruslar

Virus
Zarf
Virus
Zarf
Virus
Zarf

Bluetongue
Yok
Malignant Catarrhal Fever
Var
PI3
Var
Rotavirus
Yok
Enteric Coronavirus
Var
Kuduz
Var
Papillomatosis
Yok
Resp Coronavirus
Var
Herpes Mammillitis
Var
Leukemia
Var
BVD
Var
Cowpox
Var
Papular Stomatitis
Var
BRSV
Var
Pseudocowpox
Var
Vesicular Stomatitis
Var
IBR / IPV
Var
Lumpy Skin Disease
Var

 
 
 
Bina-Oda Dezenfeksiyonu. Bakteri ve viruslarla bulaşma olasılığı olan binaların duvar yer ve tavanları, deterjanlarla veya sodyum hipoklorid (çamaşır suyu) ile yıkandıktan sonra %3-5 fenol, % 5 krezol ile silinerek dezenfekte edilebilir. İnsanların olmadığı durumlarda, bakteri (sporlu-sporsuz), virus ve mantarla bulaşık binalarda en ideal, ekonomik ve etkili yöntem formol , formol+ potasyum permanganat  fumigasyonudur.
Formol sıvı (paraformaldehitin sudaki % 37’lik solusyonu ) paraformaldehit ise katı halde olup, ısıtıldıklarında veya oda derecesinde (formalin) püskürtüldüğünde gaz haline dönüşerek her tarafa nüfuz edebilme yataneğinde bir dezenfektandır. Bu amaçla, her tarafı iyice kapatılmış % 70 nemli ve 22 oC’deki bir mekanın 10 m3’ü için 200 ml formol alttan ısıtılarak (örn. Metal bir kaba konulan formalin Elektikli bir ısıtıcı üzerinde ısıtılarak) dezenfeksiyon yapışabilir. Formalin, hacminin 2 katı su ile sulandırılıp pülverizatörle (basınçlı ilaçlama pompaları) ile içeriye püskürtülerek de uygulanabilir. Uygulayıcının maske kullanması gerekir. Formalin + potasyum permanganat fumigasyonu daha da etkilidir.
Clostridium tetani, Cl. perfiringens, Cl septicum ve Bacillus anthracis gibi sporlu bakterilerl kontamine ameliyathaneler, kasaplar, mezbahalar ve lokanta mutfakları, ısıdan etkilenmeyen yer ve duvarlar alevden geçirilebilir.
Çamaşır ve benzeri malzemeler. En etkili yöntem kaynatma ve otoklavlamadır. Kaynatma suyuna çamaşır suyu katılması etkiyi artırır. 
Su dezenfeksiyonu. İçme sularının dezenfeksiyonunda çeşitli kimyasal ve fiziksel yöntemler kullanılabilir. En yaygın yöntem klor verici maddelerle yapılır. Bu amaçla otomatik dozajlama cihazları veya klorinatör de denilen basit bir sistemle (borudan geçen su miktarına baglı olarak ayarlanan dozda kloru suya verir) suyun düzenli klorlanmasıdır. Su dezenfeksiyonu için en ekonomik ve en kolay uygulanabilenleri klor gazı/ klor tabletleri ve kireç kaymağıdır. Klor, 1 litre suda 1 mg olacak şekilde hesaplanmalıdır.
Klorun dezenfektan etki gösterebilmesi için su ile 30 dakika temas etmesi gerekir. Tablet kullanılacaksa, tabletin ölçüsüne göre suya atılır. 30 dakika sonra kullanıma sunulur. Kireç kaymağının % 25’ i aktif klor olarak değerlendirildiğinden 40 gr kireç kaymağı (10 gr aktif klor) 1 litre su ile sulandırılır. Çökelmesi için 20 dakika kadar beklenir. Üst sıvı ayrı bir kaba alınır ve bu sıvıdan 1 litre su için 3 damla hesabı ile suya katılır. Bu sıvı dozajlama cihazı ile suyun akış hızına göre hesaplanarak kullanılabilir.
Sudaki klor tadı ve kokusu, 30 dakika sonra suyun litresi için % 10 luk sodyum tiyosülfat’tan 1 ml eklenerek giderilebilir. Ozon, su dezenfeksiyonu için litre suya 0.4 mg hesaplanarak kullanılır. 4 dakikada dezenfekte eder. Kalıcı etkisi yoktur. Sporlu basillere klordan daha etkilidir. Pahalı olduğundan kullanımı sınırlıdır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Dezenfekten
Kullanım amacı ve şekli
Asitler
Sülfürik asit
Hidroklorik asit
Borik asit
Benzoik asit
Alkaliler
Sodyum / Potasyum hidroksit
Kireç
 
 
Kalsiyum    hipoklorit
Klor
Kloramin
Sodyum hipoklorid
 
 
 
Hidrojen peroksit
 
 
 
Formalin
 
 
 
 
Potasyum permanganat
 
 
İyot
 
 
 
 
Fenol
Kreozol
Hekzaklorofen
Sublime
Mertiolet
Gümüş nitrat
Alkoller
Etil alkol
İzopropil alkol
 
Kloroform
Etilen oksit
 
 
Gluteraldehid
Sabun ve deterjanlar
Benzalkonyum klorür
 
Su borularının dezenfeksiyonunda % 0.2 lik
Sporlu bakterilerin bulunduğu hayvansal ürünler ve ortamlarda % 2 lik.
Bakteriyel göz hastalıklarında % 1-3 lük
Besinlerde bakteri ve mantar üremesini önlemek için % 0.1 oranında.
 
Bakterilerin vejetatif formları için % 1’lik eriyikleri.
Sporlu bakteriler için % 30 luk eriyikleri
Kirli açık ortamlarda, septik çukur dezenfeksiyonu için sönmemiş kireç serpilir. Kireç badanası başka bir kullanım şeklidir. 1 kg kireç+3 kg su ile kireç sütü hazırlanır.
 
Kireç kaymağı. Bir litre suya 2 kaşık kireç kaymağı katılarak stok solusyon hazırlanır Su dezenfeksiyonu için bir litre suya 3-5 damla, kullanım suyunda 0.2- 0.4 mg kalsiyum hipolorid bulunmalıdır.
İçme suyu için 5 ppm, kirli sular için 20 ppm (ppm=milyonda bir oranında, part per milion)
 
Cam, porselen ve madeni eşya ile çamaşır dezenfeksiyonu. El antisepsisi. %5 lik.
Çamaşır suyu. Zemin, ve çamaşır dezenfeksiyonu %3-5 lik.
Serbest sülfidril gruplarını okside ederek etkir. Açık yaralar veya kirli ortamlar dökülerek >% 3 lük (1 kısım % 33 H2O2 + 9 kısım su) kullanılır.
 
Havada (2 mg/ litre hava)olacak şekilde, veya m3 hava yada hacim içi 20 ml püskürterek veya ısıtılıp- gaz/buharlaştırılarak uygulanır. Hertarafı kapatılan oda 24 saat açılmaz. Sonra iyice havalandırılır. Veya oda içine amonyak gazı verilerek nötralize edilir.
 
Deri antisepsitiği olarak özellikle mikotik enfeksiyonlarda %0.1 lik.
Formolle birlikte (20 ml Formol+10 gr PP) ısıtılmadan( Herikisi reaksiyona girerek ısınır ve formol buharı ile Potasyum Permanganat ta yayılır.
 
Tüm mikroorganizmalar için etkili şekli (7 gr iyot + 3 gr potasyum iodür+ 90 ml alkol (% 90 lık) iyice ezilip-eritilir) tentürdiyodtur. Lugol solusyonu (5 gr iyot+10 gr P.iyodür+100 ml su), deri ve mukoza antiseptiği olarak.
 
Yüzey dezenfektanı olarak (% 3-5 lik), aşı ve serumlarda (% 0.5)
Yüzey dezenfektanı olarak (% 3-5 lik)
Deri antiseptiği olarak olarak sabunlara katılır (%0.25 )
Kürk deri,lastik, deri vs eşya ve mobilya dezenfektanı ( %0.1 lik)
Yara antisepsisinde ve aşı prezervatifi ( % 0.01)
Göz antiseptiği ( %0.1)
 
Deri antiseptiği olarak (% 70 lik) (70 ml % 99 luk alkol + 30 ml su)
Deri antiseptiği olarak (% 70 lik)
 
Aşı inaktivanı olarak ve antiserumlarda koruyucu amaçla (% 0.25 )
Kapalı ortamda, her tür ambalalajlı malzeme sterilizasyonu % 10 luk (9 kısım CO2 + 10 kısım Etilen oksit)
 
Her tür mikroorganizmaya etkili (vejetatif bakterileri 2 dak, mantarları 5 dak. M.tuberculosis ve virusları 10 dak. öldürür) alkol (%70 lik) içinde % 2 lik, %0.3 lük bikarbonat eriyiğinde %2-3 lük şeklinde kullanılır. Formolinle kombine ticari preparatları da üretilmektedir.
Köpükle, mekanik temizleyici ve yüzey gerilimini düşürerek etkirler.
Deterjan orijinli (fakat antagonist) hem temizleyici hem antiseptik etkili dezenfektan.
 

07 Nisan 2009
Prof.Dr. Osman ERGANİŞ

 
 

Prof.Dr. Osman ERGANİŞ

HASTALIKLARDAN KORUNMA: AŞILAR VE DEZENFEKSİYON

Yazarın Diğer Makaleleri

 

Bilgi Bankası Yönetimi
Kullanıcı
 
Şifre 
 
Designed by  A.Gani ARIKAN 2008©